Pazartesi - Cuma 09:00 - 19:00 +90 532 441 51 81 merhaba@aurakariyer.com.tr
Pazartesi - Cuma 09:00 - 19:00 +90 532 441 51 81 merhaba@aurakariyer.com.tr

“2026’ya Girerken Türkiye Ekonomisi Semineri” – Notalarımıza Yansıyanlar

“TÜSİAD & Koç Üniversitesi EAF 2026’ya Girerken Türkiye Ekonomisi Semineri”

Notalarımıza Yansıyanlar

TÜSİAD ve Koç Üniversitesi ortaklığı ile kurulan Ekonomik Araştırma Forumu (EAF) tarafından düzenlenen “2026’ya Girerken Türkiye Ekonomisi Semineri” bugün İstanbul’da Swissotel The Bosphorus’da gerçekleştirildi.

TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Orhan TURAN’ın açılış konuşmasını gerçekleştirdiği seminerde Türkiye ekonomisinin yakın gelecekteki görünümü ele alındı.

Seminer kapsamında gerçekleştirilen ve Hande DEMİREL’in yönettiği panele Gizem ÖZTOK ALTINSAÇ (TÜSİAD Baş Ekonomisti), Dr. Ahmet ÇİMENOĞLU (Yapı Kredi Yönetim Kurulu Üyesi), Prof. Dr. Selva DEMİRALP (Koç Üniversitesi) ve Doç. Dr. Özge ÖNER (Cambridge Üniversitesi) konuşmacı olarak katıldı.

Türkiye

TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Orhan TURAN’ın açılış konuşmasında üzerinde durduğu konu başlıklarını şöyle özetleyebiliriz;

  • 2025’de ekonomik büyümenin durumu
  • Tarım sektöründe yaşanan daralmanın büyümesi ve ortaya çıkardığı endişe
  • Dünya ihracat pazarındaki rekabet gücümüzü kaybediyor olmamız
  • Çin-ABD-AB eksenindeki teknolojik-sosyal-siyasi gelişmelerin piyasalara olan etkisi
  • Yapay Zeka ve İnovasyon ile şekillenen küresel ticaret
  • TÜSİAD Maliyet Bazlı Rekabet Gücü Endeksi Sonuçları
  • 2026’da ülkemizin sanayi ve ihracatında yaşanacak rahatlama beklentisi

Panelde ilk olarak söz alan Dr. Ahmet ÇİMENOĞLU konuşmasına ABD Başkanı Donald Trump ve mevcut uygulamalarına atıfta bulunarak başladı. Trump ve ekibinin seçimlerden önce ifade edilen yol haritasına uygun bir şekilde hareket ettiğini vurgulayarak dünya üzerindeki mevcut koşulların ABD’nin faydasına olmadığı fikrinin ön plana çıktığını ifade etti. ABD’nin gündeminde olan Gümrük Vergisi artışının gelir artışı sağlamak ve diğer ülkeleri kıvama getirmek anlamında değerlendirilen bir koz olarak ele alınması gerektiğini aktardı. Her ülkenin kendi imalat sanayisini güçlendirmek zorunda olduğunu vurgulayarak ABD’de devletin Intel firmasına ortak olmasını örnek gösterdi. Sanayi olmadan bir ülkenin kalkınma stratejisini sürdürmesinin mümkün olmadığını belirttiği konuşmasında Çin’in sadece ABD değil aynı zamanda Türkiye için de önemli bir risk faktörü olduğundan söz etti.

Prof. Dr. Selva DEMİRALP ise 2025’deki potansiyel büyümenin bir önceki yıl yapılan tahminlerin ötesinde olduğundan söz ederek konuşmasına başladı. Başkan Donald Trump’ın ABD Merkez Bankası FED’in üzerindeki baskısından söz ederek politika faizindeki düşüş beklentisinin bazı nedenlerden dolayı mümkün görünmediğini ifade etti. FED’in üzerindeki baskıdan ziyade ekonomik göstergelerdeki gerçeklerden dolayı faiz indirimi yapmasının söz konusu olabileceğini de belirtti.

Yürüttükleri çalışmalar sonucunda ülkemiz ekonomisine yönelik 2026 tahminlerine ise paylaştığı sunumda yer veren Prof. Dr. Selva DEMİRALP’in aktardığı bilgiler şöyle;

Ana Senaryo
Enflasyon Oranı= %23
Politika Faizi= %28
Büyüme Oranı= %4
TL’deki Değer Kaybı= %20 ==> 1 USD=51 TL (Reel değerleme)
Euro/USD= 1,25

İyimser Tahminler
Enflasyon Oranı= %18
Politika Faizi= %22
Büyüme Oranı= %4.2

Kötümser Tahminler
Enflasyon Oranı=%29
Politika Faizi=%35
Büyüme Oranı=%3.8

Makro İktisat Fetişi tanımlamasına atıfta bulunarak sözlerine başlayan Doç. Dr. Özge ÖNER ülkemiz ekonomisinin akışkan bir çeşitlilik barındırdığını ifade etti. Coğrafi ve sektörel çeşitliliğin önemini vurguladığı konuşmasında ülkemizde Merkez Bankası’nın (TCMB) dar alanda yapılabilecek her şeyi yerine getirdiğini vurguladı. Mevcut ekonomik durumun karamsarlıktan ziyade realist bir bakış açısı ve mikro iktisadi veriler doğrultusunda ele alınması gerektiğini aktardı.

Gizem ÖZTOK ALTINSAÇ ise konuşmasında ülkemizde net bir sanayi stratejisinin geliştirilmesinin önemine değinerek Çin, Hindistan, Güney Kore gibi ülkelerle rekabet edebilme konusuna değindi. Reel sektörde, ihracatta yaşandığı belirtilen tıkanıklığın aşılması gerektiğinden söz ederek mevcut durumun döngüsel mi yoksa kalıcı mı olduğunun önemli olduğunu ifade etti. Tek haneli enflasyon hedefinin ne olduğunun da tüm kesimler tarafından içselleştirilmesi gerektiğini vurguladı.

Seminer izleyicilerin ilgi gösterdiği soru-cevap oturumu ile tamamlandı.

Murat Babadalı

(Kariyer Danışmanı & NLP Mentor Master)

***

Sunduğumuz “Bütünsel Kariyer Danışmanlığı” hizmetimizin detaylarına ulaşmak için tıklayınız.