Değişen Kariyerin Yeni Rotasında
Akvaryumdan Okyanusa Doğru Kulaç Atmak
An gelir bedeninizde, zihninizde hatta ruhunuzun en saklı köşesinde bile anlamlandıramadığınız ve adlandıramadığınız bir hissi yaşamaya başladığınızı fark edersiniz.
Bu öyle bir histir ki bulunduğunuz mekan bir saray odası dahi olsa kendinizi oraya sığdıramazsınız. İster pencereyi açın ister deniz kenarına gidin aldığınız nefes bir anlığına bile sizi ferahlatmaz. Görünmez bir mengene tarafından giderek daha da kıstırıldığınızı hissetmeye başlarsınız. Sanki kaçacak bir nokta kalmamıştır artık.
Tüm bunların ardından, yaşamaya başladığınız bu sıkışmışlık halinden kendinizi azad etmek için çareler aramaya başlarsınız. En yakınınızdan en uzağınıza kadar çevrenizde her ne var ise dermanı orada aramak için harekete geçtiğinizde birden bire bazı şeylerin de değişmeye başladığını fark edersiniz. Hissettiğiniz sıkışmışlık hali azalmaya başlamış hatta neredeyse durmuştur.
Ve o vakit; içinizde, bulunduğunuz karanlığı aydınlatan, küçücük bir ışık hüzmesinin belirdiğini fark etmeye başlarsınız. Önünüzü aydınlattığı kadar içinizi de ısıtan bu ışık hüzmesi yavaş yavaş genişlerken sizi rehin alan o sıkışmışlık hali yerini artık iç veya gönül ferahlığı denilen rahatlama haline bırakmaya başlamıştır bile.
O küçücük ışık hüzmesinin anlamının herkes için farklı olduğu aşikar. Lakin önemli olan o ışık hüzmesinin ortaya çıkabilmesine müsaade edecek cesareti gösterebilmekte yatıyor belki de.
İçinde bulunduğumuz yılı birkaç gün sonra tamamlamak üzereyiz. Geriye dönüp deneyimlediğimiz günlere baktığımızda, kimimiz için sıkışmışlık hissinin baskın olduğu anlar öne çıkarken kimimiz için ise gönül ferahlığı ile hatırlanacak bir yıl bitmek üzere.

Geçen yıl bu zamanlarda büyük bir heyecanla beklediğiniz yeni yıl; size arzuladığınız, yolunu gözlediğiniz, dilediğiniz hediyeleri veya müjdeleri getirdi mi? Cevaplarınızı büyük bir merakla dinlediğimden emin olabilirsiniz?
- Almayı umut ettiğiniz maaş artışı,
- Her yıl “Bir sonra ki sene bakarız canım kardeşim.” denilen terfi,
- Bu sene son denildiği halde katmerlenerek tekrar eden angarya niteliğindeki projeler-mesailer,
- Biriken kıdem tazminatınız nedeni ile bir türlü bırakıp gidemediğiniz eleğe dönmüş durumdaki konfor alanınız,
- Dışarıdaki iş fırsatları ve olanaklardan söz ettiğinizde karşılaştığınız “Haşa efendim, hiç öyle şey mi olur canım.” denilerek söz birliği edilmişcesine toksik kurum kültürü ile yeknesak olmuş mahalle baskısı,
- Yeni bir şeyler yapmak istediğinde “İcat çıkarma şimdi başımıza, otur adam gibi çalış bu bize yeter.” denilerek içinizde söndürülen yaratcılık ışığınız ile yeni bir şeyler yapıp edebilme isteğiniz,
- Pazartesi sendromunu hafta sonları da dahil hissetmeye başlamanız, kariyerinizde atmak istediğin yeni adımları düşündüğünüzde “Acaba patronuma ihanet mi ediyorum yoksa.” sorusunun yaşattığı ikilem hissi,
- Öğrenilmiş çaresizlikle biçimlenerek bir diğerini takip eden iş günleri derken
eskisinin neredeyse aynısı diyebileceğiniz bir yılı daha tamamlamak üzere misiniz yoksa?
İş yaşamındaki yerinizin ve kariyerinizin akvaryumda büyümüş bir balık ile benzer olduğunu hiç düşündüğünüz oldu mu?
Boyutu her ne olursa olsun akvaryum, bir balığın yaşaması için ne kadar uygun olabilir ki? Kullanılan devir daim pompaları, zemine yerleştirilen yapay yosunlar, mercan resifi benzeri maketler, ışıklandırmayı sağlayan aparatlar, zamanlayıcıya bağlı yemleme makineleri vs.
Yüzgeçlerinizi istediğiniz kadar hızla hareket ettirseniz de, bir uçtan diğer uca süratle yüzseniz de kat edeceğiniz mesafe ve alan her zaman aynı olacaktır o akvaryumda.
Siz hangi niteliklere sahip olursanız olun; akvaryumun size sunabilecekleri ancak onun sahip olduğu donanım ile sınırlı olacak.
Kabınıza sığmayacak biçimde; hayallerinizin, hedeflerinizin peşinden gidip, potansiyelinizin sınırsızlığını keşfedebileceğiniz o yerin aslında bu akvaryumun dışında sizi beklediğini söyleyecek olsam tepkiniz ne olurdu?
Evet, gerçekten de böyle bir yer var. Orada herkes kendi potansiyelini keşfederken aynı zamanda daha önce kendisine dayatılan sınırların aslında hiçbir şekilde sınır olmadığını bire bir yaşayarak deneyimliyor. Siz de orada olmak ister misiniz?
Tabi ki karar sizin. Yaşamınızı, halen varlığınızı sürdürdüğünüz, akvaryumda devam ettirebilirsiniz. Bunun için bir engel söz konusu değil.
Fakat, zaman zaman “Keşke benim de bir adım öteye geçmeme vesile olacak bir fırsatım veya hakkım olsaydı.” dediğinizi hatırlıyor gibiyim.
İşte bu hakkınızı kullanmanız için tam zamanı.
Artık herşey özlemle kavuşmayı beklediğiniz o büyük Okyanus’a doğru kulaç atmanız için hazır durumda.
Yeni başlangıçları yapmak için yeni bir yıla, aya veya haftaya ihtiyacınız olmadığını bildiğinizin farkındayım. O zaman dönüp dolaşıp aynı noktaya dönmenizin sebebi ne olabilir ki?
Haydi şimdi gelin ve zamanın yaşanmışlığının üzerinize serperek ataletle mayaladığı o içten içe büyüyen endişe ve tereddütlerinize bir dur deyin!
Potansiyelinizi en son noktaya kadar kullanarak, kariyeriniz adına yapabileceklerinizin sınırsızlığını deneyimleyeceğiniz o okyanus akvaryumun ötesine atacağınız ilk kulaç mesafesinde sizi bekliyor.
Kabına sığamamak deyişinin canlı bir örneğini sergilemeniz için yapmanız gereken tek şey rotanızı akvaryumdan okyanusa doğru çevirmeniz ve o ilk kulacı atmanız olacak.
O zaman; pruvanız neta, dümeniniz viya, rüzgarınız kolayına, bahtınız açık olsun.
Haydi vira Bismillah!
(Kariyer Danışmanı & NLP Mentor Master)
***
Sunduğumuz “Bütünsel Kariyer Danışmanlığı” hizmetimizin detaylarına ulaşmak için tıklayınız.

