En İyisi, Ne Şiş Yansın Ne Kebap, Ne de Tavuk Döner!..
Yapılan paylaşıma atılan başlık şöyleydi; “Döneri çırağına emanet edip giden usta, geri döndüğünde hayatının şokunu yaşadı.”
“Evet, arkadaşlar, çıraklara iş verdim geldim buraya. Döneri pişirttim. Şu an onlara bir şey söylemedim. Döneri korkuyorum çeviricem yanmış mı yanmamış mı diye… Çeviriyorum abi… Al işteeaaa! Abicim niye yakıyorsunuz bu döneri yaaa, yapmayın böyle yaaa. Yeter artık ama yaaa! Abicim böyle olur mu yaaa… Şuraya bak bunun haline bak yaaa!”
Yukarıdaki satırlar bu sabah benim için adı halen Twitter olan sosyal medya platformu x.com’da tepki_tr isimli hesapta paylaşılan içerikte yer alan sözlerin yazıya dökülmüş hali.
Linkte yer alan videoda da – https://x.com/tepki_tr/status/2076879610030280918 izleyeceğiniz üzere tavuk döner satan bir işletmenin ustası tezgahın başından kısa süreliğine ayrılıyor. Usta bu esnada ise pişmekte olan döneri çırağına emanet ettiğini belirtiyor. İşini bitirip tezgahına geri döndüğünde ise karşılaştığı manzaradan dolayı adeta isyan ediyor.
Çırak pişmekte olan dönerle ilgilenmemiş ve sonuç olarak açık olan ateş karşısındaki dönerin sabit kısmı kömürleşmiş biçimde bıraktığı pozisyonda kendisini bekliyor.
Bu olayı farklı bakış açılarına göre değerlendirecek olursak;
- Gerçek mi yoksa kurgu mu olduğu?
- Nasıl geliştiği?
- Çırağın ustasının uyarısını duyup duymadığı?
- Duymuş olmasına karşın daha öncelikli bir konudan dolayı mı çırağın tezgahın başına geçip geçmediği?
- Dönerin yanarak kömürleşen kısmından kaynaklanan zararın bu videonun çekilmesine sebeb olup olamayacağı?
- Zamanında ustanın da benzeri bir durumu kendi çıraklık döneminde ustasına yaşatıp yaşatmadığı?
- Bu durum sürekli tekrar ediyorsa sorunun kaynağını liderlik, ekip içi iletişim, yapılan işe dair görev tanımı ve önceliklerin anlaşılır olmamasından mı kaynaklı olduğu?
- Kullanılacak ekipmanın teknik özelliklerinin bir kullanıcıya gerek kalmadan söz konusu sorunun ortaya çıkmasına engel olup olamayacağı?
- Yeni nesil çalışanların işin gerektirdiği disiplinden, odaklanmaktan uzak, dikkatsiz ve görevi sahiplenmeyen bir nitelikte olup olmadığı?
gibi çok sayıda soruyu ve yorumlanacak konuyu gündeme getirebiliriz.
Verilecek cevapların hepsi doğru da olabilir.
Yalnız gerçek olan bir şey var ki o da gerekli ilgi gösterilmediği için pişmekte olan dönerin bir kısmının yanarak kömürleştiği.

Zaman, mekan veya oyuncuların kim olduğu fark etmeksizin iş dünyasında hepimiz benzer yaşantıları farklı maskelerin altında deneyimliyoruz.
İster bir büfede çalışın ister bir ofis kulesinde, ister çırak olun ister bir kıdemli yönetici, ister tezgahta yemek hazırlayın isterseniz koskocaman bir işletmeyi yönetin hiç fark etmiyor.
Konuştuğumuz konular, sorularımız ve sorunlarımız aynı…
Peki ya cevaplarımız, çözümlerimiz ne olacak? İşte buna dair kesin ve net bir şey söyleyebilmenin o kadar kolay olmadığını belirtebilirim.
Belki de her şeyin başı öncelikle gerçekliği, olanı olduğu gibi kabul etmekten geçiyor. Yoksa gerçekliğin bize hissettirdiklerine odaklanırsak o dipsiz kuyudan çıkmak bir yana kuyuyu daha da derinleştirmenin ötesinde başka bir şey yapmamış oluyoruz.
En iyisi, ne şiş yansın ne de kebap, ne de tavuk döner!..
(Kariyer Danışmanı & NLP Mentor Master)
***




